Hürriyet’ten Asparagas Haber

26 Temmuz 2012 4

Özellikle spor gazetelerinin, laf olsun torba dolsun diye yazdıkları ve çoğu zaman güzel Türkçemizi de katleden yazılarına artık alıştım. Bu gazeteleri takip eden okurların eğitim düzeyini de göz önüne alarak artık umursamıyorum bile kırdıkları potları, ya da attıkları yalanları.

Çok zamandır özellikle büyük gazetelerde yer alan ve Türkçe’yi katleden ya da halkı aptal yerine koyan asparagas ve yalan haberleri deşifre edecek bir site açmayı planlıyordum. Ama bugün artık sabrım taştı. Hürriyet gibi bir gazetenin bu yaptığı, bardağı taşıran son damla oldu benim için. Ne mi yapmışlar?Önce ana sayfaya şöyle bir başlık atmışlar:

Hürriyet asparagas video

Sonra sitenin video bölümü de aynı yalanı biraz daha süslemiş. Sanki National Geographic’ten alınma bir belgeseli seyredecekmişiz gibi bir izlenim var…

Hürriyet'in filmden çaldığı video

Sonra da fotoroman gibi süslemişler videoyu hiç üşenmeden.

 

Bunda anormal olan ne diye soracak olursanız, onu da söyleyeyim. Bu videonun belgeselle ya da gerçekle bir alakası yok. Video Hollywood yapımı sahsen benim de oldukça beğendiğim Kutup Macerası (Eight Below) isimli bir filmden alınma. İşte beni çileden çıkaran “en çok satan gazete benim, internette en çok tıklanan gazete benim” sevdası uğruna insanların aptal yerine konması. Videonun 160 küsur bin defa(bu yazının yazılış anı itibariyle–hoş o sayının da doğruluğuna kesinlikle inanmıyorum ya, neyse oraya hiç girmeyelim şimdi!) izlendiğini varsayarsak üçkağıtçılıkta ve insanları aptal yerine koymakta gayet başarılı olduklarını kabul etmemiz gerekiyor. Bu bağlantıya tıklayarak orjinal filmi bu alıntı/çalıntının başladığı yerden itibaren seyredebilirsiniz.

Şimdi sadede gelip böyle bir şeyi neden yaptıklarının ayrıntısına gireyim ki oynanan düzenbazlığın boyutunu herkes anlasın:

Öncelikle gazetelerin “en çok satan gazete benim, internette en çok tıklanan gazete benim” diye bas bas bağırmalarının sebebi reklam pastasından pay alabilmek. Olayın satış bölümüne girmek istemiyorum. Ama İnternet gazetelerinin bir kısmının, özellikle Hürriyet gibi uyduruk haber vermekten çekinmeyen ve dini imanı para olan gazelerin, oynadıkları oyunlardan biraz bahsetmek istiyorum.

Bilindiği üzere firmalar reklam verirken televizyonların reytingleri, gazetelerin satış rakamları ve İnternet sitelerinin de “tıklanma oranları”nı göz önünde tutarlar. (Al takke ver külah durumları müstesna tabii ki. Ve oraya da hiç girmeyeceğim bu yazımda.) Hal böyle olunca bazı paragöz İnternet gazeteleri bu tıklanma oranlarını artırabilmek için çeşitli yollara başvurmaya başladılar. Averaj vatandaşın bunları anlayıp tepki verebilmesi mümkün değil. O yüzden de bunlar kafalarına göre takılıyorlar. Şimdi tıklanma sayılarını artırmak için düzenbaz gazetelerin yaptıklarını bir bir deşifre edelim:

  1. Beni bu yazıyı yazmaya iten üçkağıt. Yani herkesin ilgisini çekecek olabilen ancak gerçekle alakası olmayan birşeyi varmış gibi gösterip başlık atmak ve bu sayede haberin/videonun/resim galerisinin devamına tıklanmasını sağlamak.
  2. Haber metni kısa bile olsa onu 50 ayrı sayfaya bölüp her bir cümle için vatandaşa 50 kere tıklattırmak.
  3. Maç sonuçlarını ana sayfada verirken şurda 3 gol vardı burda 5 gol vardı gibi başlıklarla verip(yani gerçek skoru vermeyip) sırf maçın sonucunu görmek isteyen vatandaşa ekstra bir tık daha yaptırmak.
  4. Bir de meşhur resim galerileri var bu namussuz gazetelerin düzenbaz sitelerinin. Bilmem kimin kıçı açıldı, bilmem kimin başı açıldı, yok o ofsayt verdi, yok şu ofsayta düştü diyerek; aslında asıl niyeti memlekette neler olup bittiğini farklı kaynaklardan öğrenmek olan gariban Anadolu çocuğunun aklını çelmek ve bu sayede o Anadolu çocuğuna bir extra 50 tık daha yaptırmak.
  5. Şimdilerde yeni moda olan ve herkesin takip ettiği bir başka yöntem ise videoları haberin olduğu sayfaya koymak yerine sitenin video galerisine link vermek.(Hay o canı çıkasıca galeriler!) Tek sebebi ise belki sağda solda göreceğin bir videoya daha tıklarsın umudu.
  6. Resimli haberler yapmak. Bu sayede her bir sayfaya bir cümle ve bir resim koyup haberin devamı için kullanıcıyı tıklamaya zorlamak.

Şimdilik aklıma gelenler bunlardan ibaret. Sizin de bildiğiniz ve nefret ettiğiniz başka yöntemler varsa lütfen yorum yaparak görüşünüzü ekleyin.

Ben şahsım adına üç kuruş ekstra para kazanmak için okuyucularını aptal yerine koyan bu gazetelere ve haber diye insanlara sunduklarına zerre kadar itimat etmiyorum. Sizden de aynısını beklemiyorum, ama bir insan bunu yapabilecek kadar küçülüyorsa söylediklerine ne kadar güvenilir onun tartışmasını da size bırakıyorum.

Konuyla alakalı bir de çok hoşuma giden Türkiye’nin “Hürriyet Gazetesi Sorunu başlıklı bir yazıyı da sizlerle paylaşmak istiyorum.

Aşağıdakilerden birini mi aramıştınız?

4 Yorum »

  1. hava 28 Ekim 2013 , 17:50 - Reply

    Sanırım 2 yıldır Hürriyet okumuyorum. Tam da bahsettiğiniz konulardan dolayı. Benim en çok sinirimi bozan ise Türkçenin resmen katledilmesi.
    Teşekkürler.

  2. mkavici 10 Ekim 2010 , 21:31 - Reply

    En son rss ile takip ediyordum hürriyeti içine reklamları koyup çoğu haberin özetini dahi kaldırdılar, daha da takip etmiyorum.
    Okuyanlar varsa mutlaka adblock tarzı reklam engelleyiciler kullansınlar en azından gezereken haberin içeriğine yoğunlaşabilirsiniz

  3. Sedat 02 Ekim 2010 , 10:15 - Reply

    Beynimde olupda,
    kelimelere dökemediklerimi
    cok güzel izah etmissiniz..
    Tebrikler,tebrikler,tebrikler……

    • admin 02 Ekim 2010 , 11:34 - Reply

      birilerinin yazmasi lazimdi…

Yorum Yapın »